ABD: Konut fiyatları ve enflasyon

Fed ve enflasyon göstergeleri açısından konut piyasası verilerini yakından takip ediyoruz. Bugün açıklanan Temmuz ayı verilerine göre; ABD’de yeni ev satışları aylık bazda %1 artarak mevsimsellikten arındırılmış yıllık 708K’ya ulaştı. Bu okuma, Haziran ayındaki %2,6’lık daralmanın ardından geldi. Piyasa beklentisi ise %3,1 artış olması yönündeydi.

Temmuz 2021’de satılan yeni evlerin medyan satış fiyatı 390.500 USD olurken, ortalama satış fiyatı 446K USD oldu. Medyan ve ortalama fiyatlara Temmuz 2020 için baktığımızda sırasıyla 329.800 USD ve 379.100 USD tutarlarını görüyoruz. Yani; medyanda %18,4 ve ortalamada %17,6 fiyat artışı var. Dönemsel olarak ise; Haziran 2021 fiyatlarıyla yaptığımız kıyasta medyan 370.200 USD ve ortalama 429.600 olan fiyatlarda da aylık bazda %5,5 ve %3,8 oranlarını elde ediyoruz. Yapı malzemelerindeki fiyat artışı ve mortgage oranları ile artan konut talebi bu fiyat artışlarında ana etken. Tabii; 2020’nin benzer zamanının Covid-19 krizinin sektörde en çok daralmaya neden olduğu dönem olması, yıllık değişimde düşük bazın da illüzyonunu getiriyor, ancak dönemsel artış da yüksek. Bir de bu işin kira enflasyonuna yansımasını da düşünmek lazım. Tabii, şu da var; her ne kadar ekonomi daralsa bile geçen sene de özellikle şehir dışında veya müstakil ev talebi toplumdan uzaklaşma, izole olma isteği nedeniyle belli oranda yüksek sayılırdı.

Piyasa her ne kadar Jackson Hole’a önem atfetmiş olsa da, görüşler halen farklılık noktasında. Bu toplantılar normalde her ne kadar akademik ve teorik içerikli bir sempozyum kapsamında olsa da; 2013 Bernanke miladından sonra politika sinyalleri de aranır oldu. Fed de bu beklentileri son 7-8 yıllık süre zarfında çok boşa çıkarmadı. Geçen yıl bu zamanlarda Fed “ortalama enflasyon” hedefiyle politika perspektifine yeni bir soluk getirirken; bu yıl “daha az QE” noktasında sinyaller bekliyoruz. Powell ortada ve dengede; ancak enflasyon bir gerçek olarak kısa vadede finansal dengeleri rahatsız etmeyi sürdürüyor ve ekonominin toparlanma momentumunda bu kadar fazla likiditeye gerek olmadığı, çekilecek eksesif likiditeden sonraki QE tabanının da yeterince destekleyici olduğu görüşü ağırlıklanıyor.

Kaynak: Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir